Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) Çağrısı Bilgilendirme Toplantıları Devam Ediyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği organizasyonunda 6 Ekim 2020 Salı günü “AB Yeşil Mutabakatı’nın (Green Deal) Temel Unsurları: Türk İş Dünyası için Beklentiler Bilgilendirme” konulu bir webinar gerçekleştirildi. Webinar kapsamında verilen bilgilerin özeti yazının devamında..

1990’lı yıllardan beri iklim değişikliğiyle mücadele, sera gazı emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik konularına yoğunlaşan Avrupa Birliği, 2019 yılının Kasım ayında çevre ve sürdürülebilirlik konularında ciddi adımlar atacağının bir taahhüdü niteliğinde yeni bir çevre planı yayınladı: Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal)

(* https://ec.europa.eu/info/strategy/priorities-2019-2024/european-green-deal_en )

Avrupa Birliği üye ülkeleri için koyduğu standartlardan oluşan Mutabakat, aynı zamanda AB ülkelerinin birlik dışı ülkelerle olan ilişkilerine de etki edebilecek. Bu durum, AB’nin geniş ticari ve diplomatik bağları dikkate alındığında Mutabakat’ın önemini daha da arttırıyor.

Plan temel olarak 2030’a kadar karbon salınımını %50 azaltmayı, 2050’de ise ‘0’ karbon salınımı hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Bu hedefe ulaşmak için de kademeli olarak yeni sektörel kıstasların, vergilerin ve iş modellerini uygulanması tasarlanıyor.

Tanımlanan hedefler kapsamında AB Yeşil Büyüme Stratejisi; i) Temiz enerji, ii) Sürdürülebilir sanayi, iii) İnşaat ve renovasyon, iv) Tarladan sofraya, v) Kirliliğin ortadan kaldırılması, vi) Sürdürülebilir hareketlilik ve vii) biyoçeşitlilik olmak üzere 7 politika alanı altında kurgulanıyor.

Ayrıca, hedeflenen dönüşümün gerçekleştirilmesi sürecinde yol gösterici nitelikte bazı plan ve mekanizmalar oluşturuluyor. Bunlar;

i) Mutabakat kapsamında gerekli yatırımların yönetilmesi konusunda çerçeve niteliği taşıyan Avrupa Yeşil Mutabakatı Yatırım Planı,

ii) Süreçten sosyoekonomik olarak zarar görme riski bulunan bölge ve toplulukların (fosil yakıt değer zincirinde yer alanlar vb.) negatif etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla kurgulanan Adil Dönüşüm Mekanizması,

iii) Avrupa’nın 2050’de iklim-nötr olması hedefinin gerçekleştirilebilmesine engel olabilecek ulusal uygulama farklarını ortadan kaldırmayı hedefleyen Avrupa İklim Yasası,

iv) Yeşil ve dijital dönüşüm ile endüstri ve KOBİ’lerin desteklenmesini hedefleyen Avrupa Endüstriyel Stratejisi

v) Sürdürülebilir üretim ve tüketim pratiklerinin Birlik içerisinde benimsenmesini hedefleyen Döngüsel Ekonomi Eylem Planı.

Yetkililer tarafından ilk aşamada 2030 hedeflerine ulaşmak için ek 260 milyar dolar ek kaynak gerektiği ve bu açıdan Avrupa Birliği bütçesinin kilit rol oynayacağı belirtiliyor. ‘InvestEU’ fonunun en az %30’unun iklim sorunlarıyla mücadelede kullanılacağı ve bununla birlikte LIFE, HORIZON ve IPA III kapsamındaki çağrıların devam edeceği vurgulanıyor.

Ülkemizin de AB ile iş birliğine devam edebilmesi için Mutabakat kapsamında en fazla değişim ve dönüşüm geçirmesi beklenen tarım, elektronik, ambalaj, plastik, tekstil, inşaat ve imalat sanayi gibi sektörlerde düzenlemeleri göz önüne alması, gelişmeleri takip etmesi ve oluşturulacak standartlara uyum sağlamak konusunda hızlı adımlar atması gerekiyor.

Karbon Vergisi ve Karbon Sınırı

Yeşil Mutabakat kapsamında Metal Döküm sektörümüzü etkileyebilecek önemli başlıklar arasında başta Karbon Sınır Vergisi olmak üzere Emisyon Ticareti Düzenlemeleri, Döngüsel Ekonomi Planı ve Yeni İş Modelleri görülüyor.

‘Ortak Pazar’da Karbon vergisi uygulamasıyla tüketici ve işletme davranışlarının değiştirilmesi ve buna ek farklı uygulamalarla da iklim hedefleriyle uyumlu yeni vergilendirme sistemi düzeninin piyasa işleyişini bozmadan dengeye oturması hedefleniyor.

AB Komisyonu'nun, sınırda karbon düzenlemesinin olası senaryolarına ilişkin:

- hem ithal hem yerli seçili ürünlerde karbon vergisi uygulanması,

- İthal ürünlerde yeni bir karbon gümrük vergisi uygulanması,

-AB'nin Emisyon Ticaret Sisteminin (ETS) ithalata da uygulanması, olarak üç seçenek ortaya koyduğu belirtiliyor.

Özetle, AB’nin yeni dönem ticari ilişkilerde, firmalardan karbon ayak izi ölçümü talep edeceği ve anlaşmalara bağlayıcı koşullar ekleyerek ithalat işlemlerinde karbon vergisi uygulanabileceği öngörülüyor.

Ülkemizin Avrupa Birliğine ihracatında Karbon Yüksek sektörlerimizin payı yaklaşık %50 ve ilerleyen günlerde Emisyon Ticareti Sistemine dahil olan sektörlerin kapsamının genişletileceği düşünüldüğünde sektörümüzü önemli gelişmelerin beklediği düşünülüyor. Özellikle, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi sürecinde masaya yatırılacak ana konulardan birinin bu olacağı açık olarak görülüyor.

Buna göre, sanayicilerimizin konuyu süratle gündemlerine alarak; karbon ayak izi ölçüm stratejisi ve karbon muhasebe sistemi geliştirmesi ve uzun vadeli bir şirket stratejisi oluşturması gerekiyor.

TOBB yetkilileri önümüzdeki günlerde sektörel bazlı bilgilendirme toplantılarının da yapılacağını belirtti. Gelişmeleri yakın takip ederek üyelerimize duyurmaya devam edeceğiz.

Webinarda gerçekleştirilen sunuma ulaşmak için lütfen tıklayınız.