EUREKA Teşvik Programı

TÜBİTAK’ın EUREKA destek programının ve bu kapsamda kuruluşlara sağlanan yeni seyahat desteği koşullarının tanıtımı 26 Aralık 2019 tarihinde gerçekleştirildi.

TÜDÖKSAD Genel Sekreteri S. Koray Hatipoğlu’nun katıldığı toplantının açılışı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından gerçekleştirildi.

Ar-Ge ve Yenilikçilik Süreçlerinde Dönüşüm Hedefleniyor!

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal Avrupa Birliği destekleri içinde EUREKA programının en başarılı olduğumuz program olduğunu vurgulayarak başladığı açış konuşmasında hem ülke içinde diğer programla hem de diğer ülke paydaşlarıyla kıyaslandığında söz konusu başarının gözlemlendiğini belirtti.

Tekrar gündeme getirerek programın başarısını artırmayı ve sonraki programlar konusunda çarpan etkisini artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Ar-Ge ve yenilikçilik süreçlerinde, üniversite projelerinin sanayiye uyarlanması oranının düşük olması sebebiyle doğrusaldan tekrarlayıcıya; kapalıdan açığa; teknoloji odaklıdan sistematiğe; bireyselden işbirlikçi ve disiplinler arasına; bilgi ve deneyim paylaşımı odaklı işbirlikçi yenilikten ortak yaratıma doğru dönüşüm amaçladıklarını aktardı.

Dünya Ekonomik Forumunda da eğilimlerin sektör odaklı yaklaşımdan disiplinler arası çözüm odaklıya kaydığını hatırlattı.

TÜİK verilerine göre ilk kez kuruluşların Ar-Ge harcamalarının GSYİH’ya oranının 2018’de yüzde birin üzerine çıkarak %1,03 olarak gerçekleştiğini, Ar-Ge yatırımlarında özel sektörün payının %60,4’e ulaştığının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi kapsamında başlatılan deste programı süreçlerinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında başlayıp sonlandığı algısının doğru olmadığını belirterek Ar-Ge ile ilgili başvuru varsa yine TÜBİTAK kanalıyla yürütüldüğünü hatırlattı. Buna ilişkin değerlendirmede etki alanı ve yapılabilirliği yüksek projelerin şansının daha fazla olacağını vurguladı. Bu konuda bir teknoloji yol haritası çalışmasının da yürütüldüğünü, etki alanı yüksek ama yapılabilirliği düşük veya tam tersi projeler için de çalışma yapılmasına karşın ilk etapta her iki alanda da yüksek projelere öncelik verileceğini belirtti. Mevcut desteklerin bir teknoloji destek programı olmadığını bu sebeple yapılabilirliğini ön planda tuttuklarını hatırlattı.

Destek programı istatistikleri incelendiğinde bugüne kadar verilen desteklerin 9 üzerinden 4, 5 ve 6. Seviye projelere yoğunlaştığını, dokuzuncu seviyeye yaklaştıkça desteğin daha çok tetikleyici mekanizmaya dönüştüğünü belirtti. Programın nitelikli insan kaynağının ülkemize çekilmesi konusunda da yardımcı olduğunu, tersine beyin göçünün yanı sıra hem Türk hem yabancı uzmanların gelmesini sağladığını belirtti.

Ufuk 2020 programında hedefimizin, ülke olarak sağladığımız destek tutarı kadar desteği firmalarımıza kullandırmak olduğunu belirterek programlar kapsamında 2020’de taahhüt edilen destek tutarının 55 ila 77 milyon Avro tutarında olacağını söyledi. Türkiye’deki araştırmacılar için kullanılması sözü alınan bu destekler kapsamında çoklu veya ikili işbirliklerinin teşvik edildiğini, bununla ilgili birçok çağrıya çıkıldığını hatırlattı. En fazla işbirliği yapan beşinci ülke konumunda olduğumuzu, bilgi-işlem, teknoloji ve sanayi alanındaki Ar-Ge projelerinin payının, toplamın %68’ine ulaştığını belirtti.

Toplantının devamında Umut Ege EUREKA programı, Elif Doğan Arslan da program araçlarından Eurostars ve yeni seyahat desteği konusunda sunumlar gerçekleştirdi. Prof. Dr. İlker Murat Ar ve Burcu Koç Haskılıç tarafından yapılan 1509 programı tanıtımı sonrasında katılımcılardan gelen sorular yanıtlandı. Destek faydalanıcılarının süreçle ilgili deneyimlerini aktardığı ve yine gelen soruları yanıtladıkları panel bölümüyle toplantı sona erdi.

Toplantıda yapılan sunumlarla ilgili özet bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.

Destekte KOBİ’lerin Oranı %60’a Ulaştı!

Kurucu ülkelerden birinin Türkiye olduğu program 1985 yılında kuruldu ve bugüne kadar, hem kamu hem de özel sektör için 43 milyar Avro üretti.

Desteklenecek projelerden beklentiler konusunda herhangi bir konu güdümü bulunmuyor; pazar odaklı ve yenilikçi ürün olması gerekliliği var. Son yıllarda destekler içinde KOBİ’lerin oranı yüzde 60’a ulaşmış. İmalat sanayisi %18’lik oranla üçüncü sırada yer alıyor ve desteklerin yaklaşık 1/3’ü sağlık projelerine sağlanmış.

Etki değerlendirmesi sonucunda desteklerin firmalara yaklaşık %15 ciro artışı sağladığı belirlenmiş. Programa katılım sebepleri arasında %70 oranında uluslararası işbirliği, %60 oranında yeni iş fırsatları gösterilmiş.

Teşvik programına patentli ürünle başvurulmasında bir sakınca bulunmuyor. Zira pazar odaklı olma şartı karşılanmış oluyor. Fakat ortaklık şartı ve uluslararası ortaklıkla hâlihazırda geliştirilmiş bir ürün de uygun olmayacaktır.

 

Programın Araçları

  •          Network Projeleri

o   Ortalama olarak 2-3 ülkeden 3 katılımcının yer aldığı projeler…

o   Katılımcıların %67’sini KOBİ’ler, %15’ini büyük şirketler oluşturuyor.

  

  •          Eurostars

o   %70’ini KOBİ’ler ve bunlarla ilgili Ar-Ge faaliyetlerin oluşturduğu program…

  

  •          Global Stars

o   EUREKA üyesi olmayan birçok ülkeyle de işbirliği yapmaya olanak sağlıyor.

o   Geçen yıl yapılan Singapur çağrısı sonrasında Türk-Singapur ortak KOBİ programları gerçekleşmiş.

o   En az bir tam veya ortak üyeyle işbirliği gerekiyor.

  •          EUREKA Kümeleri

o   Avrupa’nın rekabetçiliğinin artmasının hedefleniyor.

o   Küresel işbirliği fırsatları ve uluslararası ağ içinde hızlı, verimli şekilde finansmana ulaşım sunuyor.

o   Üst konu tanımı var ama alt kırılımda konu serbest…

o   Yıllık çağrılara her zaman başvurulabiliyor.

o   Ortalama olarak 3-4 ülkeden 2-14 katılımcının yer aldığı ve 30 ay süren projeler…

o   Aktif 7 adet küme bulunuyor.

o   Her bir kümenin kendi sekreteryası var. Firmaların temsilcileri küme YK’sında yer alıyor. (Türkiye’den de birçok firma var küme YK’larında…)

o   Bu kümeler arasında ileri malzeme ve imalat alanında faaliyet gösteren Metallurgy Europe da bulunuyor. (www.metallurgy-europe.eu)

o   Her yıl bir çağrı açan bu küme şu ana kadar en az projeye sahip küme olmuş. Yalnızca iki adet aktif projesi var.

  

Eurostars Hakkında

2008 yılında AB ortaklığında oluşturulan EUREKA programının araçlarından biri olan Eurostars, 2008-2018 döneminde %25 başarı oranı yakalamış. Proje koordinatörü yalnızca Eurostars üyesi bir ülkede yerleşik, Ar-Ge yoğun bir KOBİ olabiliyor. Pazar odaklı proje zorunluluğundan kaynaklı, proje bitimini takiben en geç iki yıl içinde ürün/hizmet/süreç oluşturma zorunluluğu bulunuyor. Proje koordinatörü KOBİ’nin payın en az %50 olabilirken, projeye ortak bir ülkenin payı %75’ten fazla olamıyor.

Başvuru süreci elektronik ortamda gerçekleşiyor. Yenilikçi bir ürün/hizmet/süreç içeren proje fikrinin oluşturulmasından sonra bir ortak bulunarak başvuru yapılması gerekiyor. Buna yönelik ön bilgi formu www.EUREKA.org.tr adresinde, başvuru rehber dokümanı da www.eurostars-EUREKA.eu/downloads/guidelines adresinde bulunabilir. 2020 için iki son başvuru tarihi 13 Şubat ve 3 Eylül…

Hâlihazırda devam eden Türkiye-İskandinavya Eurostars ortak çağrısında -diğerlerinden farklı olarak- Türkiye ile bir İskandinav ülkesinin ortak olma zorunluğu var. Ortak bulma konusunda, oluşturulmuş olan LinkedIn gruplarından faydalanılabilir.

Yeni EUREKA Seyahat Desteği Hakkında

2010’dan beri TÜBİTAK tarafından sağlanan desteğin mevzuatı ve başvuru sürecinde yenilikler yapılmış. Tüm EUREKA programları için konsorsiyum kurulumu amacıyla yapılacak gezilerde ekonomi sınıfı uçak, tren ve otobüs bilet ücretleri karşılanıyor. Ama çağrı sürekli açık değil, ancak TÜBİTAK açtığında başvurulabilir. www.tubitak.gov.tr ve www.EUREKA.org.tr adreslerinden çağrılar takip edilebilir.

Daha önce etkinlik öncesi başvuru zorunluluğu varken, artık seyahat sonrası da başvuru yapılabiliyor. Değerlendirme ölçütleri arasında geçerli proje fikrinin bulunması, aktif sunum ve/veya görüşmelerin yapılması, başvuru sahibinin özgeçmişinin projeyle uyumlu olması gibi şartlar bulunuyor.

EUREKA Programı Başvuru Yöntemleri

  1.        Doğrudan başvuru: TEYDEB 1509 tarafından değerlendirme yapılıyor.
  2.        Küme üzerinden başvuru: TEYDEB 1509 tarafından değerlendirme yapılıyor.
  3.        Eurostars üzerinden başvuru: Projenin değerlendirmesi Eurostars üzerinden yapılıyor. Fakat hangi giderlerin destekleneceği TEYDEB 1509 üzerinden yapıldığı için nihai sözleşme de TÜBİTAK’la yapılıyor.

TEYDEB 1509 – Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı

Programda uluslararası ortaklık zorunluluğu bulunuyor. Eğer uluslararası program çağrısında herhangi bir konu kısıtı bulunmuyorsa ulusal alanda da bir kısıt olmuyor. KOBİ projelerinin destek oranı %75, büyük şirketlerinki %60 oranında olabiliyor. Şu anda EUREKA kapsamında yapılan başvurular da 1509 kapsamında değerlendirilip sonuçlandırılıyor.

Firmalar için en zor kısım ortak bulmada yaşanıyor. Fakat bir kez ortak bulan firmalar sonrasında kolaylıkla yenilerini bulabiliyor.

TEYDEB 1509 Değerlendirme Süreci

Değerlendirme ölçütleri arasında endüstri-Ar-Ge işbirliği, proje alanı ve kuruluş ortaklık yapısı ile proje çıktılarının ekonomik yarara dönüp dönemediği bulunuyor.

Proje önerisi, uluslararası proje öneri formu ve proje personel bilgileri eşliğinde teslim edildiğinde önce hakem/panel değerlendirmesi yapılıyor. Daha sonra, aralarında sanayiden kişilerin de bulunduğu teknoloji grubu yürütme komitesinin değerlendirmesinin ardından karar veriliyor. Kimi zaman tekrar hakem ataması yapılarak proje tekrar değerlendirmeye alınabiliyor.

Karar “yeşil” olursa bu projenin desteklenebilir olduğunu gösteriyor. Başvuru sahibinden proje başvurusu yapması isteniyor. Eğer karar “sarı” ise bu projenin değişiklik veya düzenleme ihtiyacı olduğunu gösteriyor. “Kırmızı” ise ret anlamına geliyor. Ret kararı gerekçeleriyle birlikte başvuru sahibiyle paylaşılıyor.

Eurostars Değerlendirme Süreci

Buradan yapılan başvuruda ulusal değerlendirme süreci yok. Uluslararası hakem değerlendirmesi sonucunda projeye kabul veya ret gelebilir. Eğer kabul geldiyse 1509 kapsamında başvuru yapılması isteniyor. Eğer uluslararası öneri formunda bilgi verildiyse ilgili gider kalemleri ve iş paketleri bildirimi isteniyor. Teknoloji grubu yürütme komitesine kuruluşun yapacağı sunum sonrasında destek kapsamı oluşturulup sözleşme imzalanıyor. Bu sunumda, projeyi değerlendirme amacı taşımadığı için, proje başvurusu ile destek kapsamının ilişkilendirilmesinin yapılması bekleniyor. Bunun dışında herhangi bir ulusal ziyaret vb. söz konusu değil…

Dönemsel Raporlama

Dönem teknik raporu, yeminli mali müşavir raporuyla birlikte, belirlenen süre içinde TÜBİTAK’a sunulmalı. Ön değerlendirme sonrasında izleyici değerlendirme için firma ziyareti gerçekleştirilmesi amacıyla bir izleyici ataması yapılıyor. İzleyici de faaliyet ana giderlerini değerlendirip bir rapor sunuyor.

Eurostars İle İlgili Dikkat Edilecek Konular

  •          Uluslararası çağrı duyuruları ve kuralları dikkatli şekilde incelenmeli.
  •          Uluslararası programların kuralları, son tarihleri takip edilmeli ve bunlara uyulmalı.
  •          Küme veya şemsiye programlarında bir etiket süreci var. Değerlendirme sonrasında etiket alınması durumunda (projenin onaylanması durumu) en kısa süre içinde 1509 başvurusu yapılmalı. TÜBİTAK, ortaklık gibi zorlayıcı süreçlerin olduğunun farkında… Bu sebeple bu konuda bir kıstas getirmemiş. Ama aksamalar yaşanmaya devam ederse buna da düzenleme getirilmesi gerekecek.
  •          Ön inceleme için gerekli evrak uygun şekilde gönderilmeli.
  •          Gider kalemleri projeyle ilişkilendirilmeli.
  •          Proje sunumu, değerlendirme yapmaya yönelik olmamalı. Bu zaten uluslararası alanda yapılmış oluyor. Bu sebeple 1509 başvurusunda sunum proje sunumu değil ilişkilendirme sunumu olmalı.
  •          Sonradan zor durumda kalmamak için uluslararası ortaklarla anlaşma imzalanmalı.
  •          Gerekli raporlamaların zamanında ve eksiksiz yapılmasına özen gösterilmeli.
  •          Her türlü soru için www.eteydeb.tubitak.gov.tr adresi ziyaret edilebilir veya [email protected] adresine e-posta gönderilebilir.

EUREKA Fonlama Mekanizmaları Deneyim Paylaşımı Paneli

Toplantının sonunda, Işıl Özkan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Burak Arslanpay Network projesiyle, Evrim Özgül Küme projesiyle, Prof. Dr. Arif Demir de Eurostars projesiyle ilgili deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Panelistelere yöneltilen ortak sorulara verilen yanıtlar şöyle:

Ortak bulma konusunda süreç nasıl işledi ve yaşadığınız zorluklar varsa nelerdir?

Burak Arslanpay 25 yıllık şirketlerinin tek bir ürünle sermaye piyasasına hizmet verirken 2005’te yurt dışı ortağı bularak onun ürününü ülkemizde pazarlamaya başlamış. 2009’daysa buna muadil bir ürün geliştirip piyasaya sunmuşlar.  Buna benzer Ar-Ge faaliyetlerini sistematik hale getirmek için EUREKA programına başvurduklarında zaten bir ortakları olduğu için bu konuda bir sorun yaşamamışlar. Ortaklık sürecinde şirketlerin yapısal uyumunun önemli olduğunu vurguladı. Birçok ilerleyemedikleri ortaklıkları olmuş. Ama bu uyumu yakaladıkları şirketlerle sürecin hızlandığını aktardı. Bunun yanında ürün uyumunun da önemine vurgu yaptı. Geliştirdikleri yazılımlar, Türkiye’de pazarlamak üzere ortaklık kurdukları firmanın ürününün modülleri olarak tüm dünyada pazarlanıyormuş. Bu sayede birlikte geliştirme safhasına geçmişler.

Evrim Özgül, eğer bir network içinde yer alınmıyorsa ortak bulmak için o konudaki etkinliklere katılmanın önemine değindi. Hatta yalnızca orada bulunmanın yeterli olmadığının, kuvvetli bir ‘used case’ oluşturmanın gerekli olduğunu, firmanın Ar-Ge kabiliyetini ve sağlayacağı değeri anlatan bir satış sunumunun gerekli olduğunu vurguladı. Bunu yaptıklarında masalarında kuyrukla karşılaştıklarını, sonraki projelerde ise doğrudan davet aldıklarını aktardı. TÜBİTAK’ın ortak arama destek programlarından yararlanarak Avrupa İşletmeler Ağında dâhil olduklarını da ekledi.

Prof. Dr. Arif Demir de Kocaeli Üniversitesi Teknopark’ında, doktora öğrencileriyle birlikte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle küçük bir şirket kurduklarını, TÜBİTAK’ın dönem başkanlığında Türkiye’deki etkinliklere katılarak sunumlar yaptıklarını ve bu sayede network platformlarına dâhil olarak ortak bulduklarını belirtti. İlk başvuruları reddedilse de yılmamışlar. Birleşik Krallık’tan bir akademisyenden değerlendirme talep etmişler. Proje gerçekleştirebileceklerini ispatlamaları gerektiği yorumu gelince bunlarla ilgili birçok makale yazarak dikkatleri çekmişler. Ayrıca küçük bir firma olmalarına rağmen yurt dışındaki toplantılara düzenli olarak katılıyorlar. Metallurgy Europe kümesinin ilk çalışmalarında da aktif rol oynamışlar.

Proje yazım aşamasına geçmeden iş paketlerinin oluşturulması gerekiyor. Bu süreç nasıl işledi?

Burak Arslanpay, önce piyasa ihtiyacının tespit edilmesi gerektiğini ve iş paketinin buna göre oluşturulması gerektiğini belirtti. Ayrıca ilgili mevzuat uyumu da önemli… Akademik desteği hem finans hem de yazılım tarafında aldıktan sonra iş paketlerini oluşturduklarını belirtti. Analiz tarafının paketlerde yoğun şekilde yer aldığını, ürünün piyasa şartlarına uygunluğuna da dikkat ettiklerini sözlerine ekledi.

Evrim Özgül’e göreyse bir AB projesinde olmazsa olmaz paketler; proje yönetimi ve tanıtımına yönelik olanlar… Fizibilite ve ön çalışma isteniyor. Ayrıca küçük de olsa bir prototip isteniyor. Buna ve gerekli analizlere yönelik iş paketi oluşturuyorlar. Bu sayede ürün tasarım aşamasına kadar geri bildirim alabiliyorlar.

Arif Demir proje amacının çok iyi şekilde belirlenmesi gerektiği, buna göre ortaklık yapılabileceğini belirtti. AB projelerinin zorunlu tuttuğu ilk paket olan proje yönetimi ve son paket olan tanıtım dışında yol haritası oluşturulması ve çözülmesi gereken projelerle ilgili iş paketleri geliştirilmesi gerektiğini de vurguladı.

Gelişen teknolojiyle iş paketlerinde yapılması zorunlu olan değişiklikler nasıl yönetiliyor?

Evrim Özgül pazarın ve dolayısıyla ihtiyaçların hızlı değiştiğini belirterek bu yoruma katıldı. Değişikliklerin mevcut paketlere nasıl etki edeceği kararlaştırıldıktan sonra TÜBİTAK’la iletişim halinde olarak değişiklik talebi yaptıklarını aktardı. Bütçe ve proje süresinin içinde kalındığı sürece genelde taleplerin olumlu karşılandığını söyledi.

Proje yazımı konusunda herhangi bir eğitim veya danışmanlık aldınız mı?

Burak Arslanpay İsviçreli ortakla projenin başından beri birlikte oldukları için bu alanda bir eğitim almadıklarını ama proje yönetimi konusunda eğitim aldıklarını belirtti. Hem bunun hem de akademi tecrübelerinin bu alanda kendilerini geliştirdiğini, ayrıca akademi ile ön çalışma yapmanın proje kabulü konusunda avantaj sağladığını söyledi. Örneğin yazılım mimarisine karar verme sürecini başvuru öncesine çekerek iş paketleri ve başvuru dosyası içine bunu koyarak uluslararası ortakla sonradan çıkabilecek ihtilafı en aza indirdiklerini, her iki tarafın farklı yönlere yönelmelerinin önünün alındığını ekledi.

Evrim Özgül de konuyla ilgili olarak, projeleri kendi ekipleriyle yazdıklarını, bunun için teknik ekiplerinde yeterli bilgi birikimi olduğunu belirtti. EUREKA formunun kısa, küme başvuru formunun ise biraz daha uzun olduğunu, bununla birlikte küme başvurusunun zaten ortak yazıldığını, yalnızca koordinatöre bu bilgileri başvuruda birleştirme konusunda biraz daha fazla görev düştüğünü aktardı. Konuyla ilgili bir danışmanlık almamışlar fakat eğitim almışlar. Bunun yanında TÜBİTAK’ın proje değerlendirme desteğinden de faydalanmışlar.

Fonlama Mekanizmalarından Faydalanma Firmanıza Neler Kattı?

Burak Arslanpay’a göre uluslararası ortaklık sayesinde dünyayı takip edebilme ve yeniliklere hâkim olma avantajı sunuyor. En güncel teknolojileri takip etme yükümlülüğü getiriyor firmaya… İzleme ve başvuru süreçleri sebebiyle yapılan yoğun dokümantasyonun kurumsal hafızaya olumlu katkısı bulunuyor. Ayrıca uluslararası ortaklık tarafların diğerinden öğrenmesini sağlıyor. İsviçreli ortakla çalışırken Türk tarafı zaman yönetimi konusunda, İsviçre tarafı da esneklik ve hızlı çözüm üretme konusunda birbirlerine katkı sağlamış.

Arif Demir Ar-Ge personelinin özgüvenini kazandığını, ortak çalışmanın firmaların kültürlerini birbirlerine aktarmalarını sağladığını belirtti. Ayrıca bilimsel değerlendirmeden geçmiş ürünün pazarlanmasının da daha kolay olduğunu söyledi.

Evrim Özgül Avrupa’daki teknolojik gelişmelerle eşgüdüm sağlanması konusundaki faydaya dikkat çekti. Önemli bir Pazar olan, rekabet ettikleri firmaların bulunduğu Avrupa ülkeleri firmaları ile benchmark olanağı sağlaması ve ilgili regülasyonlara hâkim olma imkânı tanımasını programın diğer faydaları arasında saydı. Ayrıca farklı sektörlerden farklı ortaklıklar ve üniversiteler, araştırma enstitüleri gibi kuruluşlarla işbirliği olanağı sağladığını, araştırmacı dolaşımıyla Avrupa firmalarının çalışma yöntemlerini görebildiklerini de ekledi.

Proje çıktısının üretime dönüştürülmesi süreci nasıl ilerledi? Sektörel zorluklar neler?

Burak Arslanpay proje çıktısının üretime dönüşümünün içe kapanık şekilde yapılamayacağını, kuvvetli iletişimin önemli olduğunu belirtti. Projenin en zevkli kısmının kullanım kılavuzuyla bir ürünün piyasaya çıktığı an olduğunu sözlerine ekledi.

Genelde sektörlerine yönelik en büyük yaşanan zorluğun pazarlama aşamasında olduğunu, piyasada yabancı ürünlerin tercih edildiğini belirtti. Bu sebeple yurt içi pazarlama için fazladan çaba sarf etmek gerekebileceğini aktardı.