Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Belli Oldu

İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayi kuruluşlarının 2019 yılı verileri üzerinden yaptığı “İSO Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu - 2019” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. İSO İkinci 500'de 12 TÜDÖKSAD Üyesi yer aldı.

Dernek Üyelerimizden; Nemak İzmir Döküm (22), Cevher Jant (30), Ferro Döküm (31), Çukurova İnşaat (43), Erkunt Sanayi (47), Demisaş Döküm (101), Çelikel Alüminyum (151), Kırpart Otomotiv (162) Akdaş Döküm (228), Atik Metal (243), Hema Otomotiv (411), As Çelik Döküm (427), sırada yerlerini aldılar.

İSO'nun daha önce açıkladığı ilk 500'de ise Döktaş Dökümcülük (213) ve Trakya Döküm (345) sırada yerini almıştı. Değerli Üye firmalarımızı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

İSO 2019 yılında İSO İkinci 500’ün üretimden satışları yüzde 14,2 oranında artarak 137,5 milyar TL’den 157 milyar TL’ye yükseldiğini açıkladı. 

Dünya ticaretinde korumacılık ve yavaşlamanın, KOBİ’lerin küresel değer ve tedarik zincirlerine katılımını zorlaştırdığı bir yıl olan 2019 yılındaki bu artış, 2017’deki yüzde 30,9 ve 2018’deki yüzde 27,8’lik artışlarla kıyaslandığında, üretimden satışlardaki büyüme performansının yavaşladığına işaret etti. Söz konusu bu oran aynı zamanda son üç yılın en düşük artışı olarak dikkat çekti. İSO İkinci 500 arasındaki 463 şirket, üretimlerinin önemli bir kısmını dış pazarlara da yapıyor. Dolayısıyla üretimden satışların artış hızındaki bu düşüşte, iç pazar kadar dış pazar taleplerindeki bozulma da etkili oldu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu:

“İSO İkinci 500 çalışmamız, en az İSO 500 çalışmamız kadar değerlidir. Bu çalışmamızın değeri ekonomimizde taşıdıkları ağırlığın yanı sıra üretimin ve kalkınmanın da geleceğini temsil eden KOBİ’lerin durumunu yansıtmasından ileri geliyor.

İkinci 500 araştırmamızın kapsadığı yıl olan 2019, KOBİ’lerimiz için birçok açıdan zor bir yıldı. Sanayicilerimiz, bir yandan dünyada yükselen gümrük duvarlarının ve küresel ekonomideki yavaşlamanın etkilerini hissederken, yurtiçinde de 2018’de yaşanan finansal şokların yaralarını sarmaya çalıştı. Hatırlanacağı gibi yılın ilk yarısında uygulanan ekonomik dengelenmeye yönelik sıkı para politikalarının etkileriyle iç talep zayıf seyretti. Satışlarda belli bir ivme kaybı yaşandı. Bu nedenle İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışlarını yüzde 14,2, istihdamını da yüzde 4,1 oranında artırmasını bir başarı olarak görmeliyiz.

2019 yılında dünya ekonomisinde görülen yavaşlama, Türkiye’deki KOBİ’leri de doğrudan ve dolaylı olarak olumsuz etkilemiştir. Türk KOBİ’leri, büyük şirketlere kıyasla bu yavaşlamadan daha çok etkilense de İSO İkinci 500’de yer alan şirketlerin ihracatını yüzde 9,4 oranında artırması dikkat çekicidir. Bu performansı, İSO İkinci 500 firmalarının iç talepteki durağanlığı dış pazarlara yönelerek telafi etme konusundaki esnekliğini göstermesi bakımından değerli bulduğumu ifade etmek istiyorum.

Araştırmamızda öne çıkan sonuçlardan bir diğeri, firmalarımızın finansal riskleri yönetme ve karlılığı sürdürme konusundaki başarılı performansı. 2019’da faaliyet karlılığındaki düşüşe rağmen, finansman giderleri ve kambiyo net zararında belirgin bir düşüş ve vergi öncesi dönem karlılığında iyileşme söz konusu. Ayrıca firmalarımızın bu dönemde ek borçlanmadan kaçınarak mali borçlarını yüzde 1,7 azalttığını ve öz kaynakları destekleyerek borç/aktif oranını yüzde 60’ın altına düşürebildiğini görüyoruz. Bu gelişmeler, 2018 türbülansının ardından reel sektörde çok daha gözle görülür hale gelen bilanço riskinin hafifletilmesi açısından oldukça değerli.

İSO İkinci 500 araştırmamızın bu yıl bizim için değerli ve umut verici bir başka verisi ise teknoloji yoğunluğuna göre katma değer dağılımında orta-yüksek ve yüksek teknolojilerin payının yüzde 23,7’den yüzde 26,4’e yükselmiş olmasıdır. Yine gerek Ar-Ge yapan şirket sayısındaki yükseliş gerekse Ar-Ge harcamalarındaki artış gibi göstergeler KOBİ’lerimizin inovasyon ve teknolojik dönüşüm iştahının arttığını işaret ediyor. Yine de bu konuda daha alınması gereken çok yol olduğunu buradan özellikle vurgulamak istiyorum.

Diğer yandan finansman ile ilgili sıkıntılar, İSO 500’deki gibi, İSO İkinci 500’ü oluşturan şirketlerimiz için de geçerliliğini korumaktadır. İSO İkinci 500’de finansman giderlerinin faaliyet karına oranı, 2019 yılında yüzde 52,6’dan yüzde 47,5’e inmiş görünse de, finansman giderlerinin bu şirketlerimizde de karlılığı önemli ölçüde sınırladığını söylememiz gerekiyor.

Her şeye karşın İSO İkinci 500 verilerinde de görüyoruz ki, sanayinin ve sanayicimizin 2019 yılının zorlu koşullarında göstermiş olduğu performans takdire şayandır. Sanayicilerimiz bugünkü Covid-19 pandemi koşullarında görüldüğü gibi bir yıl önce de zorluklara rağmen ekonomideki en temel işlevi olan üretmeyi sürdürüp, aş ve iş yaratmayı başararak Türkiye’nin ve Türkiye ekonomisinin yanında olma sorumluluğunu güçlü bir şekilde göstermiştir. Bu ruh ve azimle çalışan ve değerli şirket bilgilerini bizimle paylaşarak ekonomik kamuoyu açısından son derece değerli bir veri seti olan bu araştırmalarımızın ortaya çıkmasını sağlayan tüm sanayi kuruluşlarımıza buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.”