Enerji Verimliliği Proje Toplantısı

EYODER – Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği tarafından yürütülen ve finansmanı AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanan “Enerji Verimliliği Paydaşları Arasında İletişim ve Veri Paylaşım Ağının Geliştirilmesi” Projesi Arama Konferansı 4 Ekim 2019 Cuma günü gerçekleştirildi.

Derneğimizi temsilen Genel Sekreter S. Koray Hatipoğlu ve İş Geliştirme Uzmanı Tunçağ Cihangir Şen’in katıldığı konferansın açılışını EYODER Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Karamık; Dışişleri Bakanlığı, AB Başkanlığı, Proje Uygulama Daire Başkanı Ahmet Hakan Atik ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanı Dr. Oğuz Can yaptı.

Elektrik Zamları da Verimlilik Kapsamında Değerlendirilmeli

Karamık konuşmasında verimliliğin önemine değinerek, son elektrik zamlarının da verimlilik ile ilgili olduğunu belirtti. EYODER’in yapısına ve projelerine değinerek sözü Ahmet Hakan Atik’e bıraktı. Atik de AB katılım sürecine ilişkin ulusal koordinasyonu yürüten AB Başkanlığının selam ve saygılarını ileterek başladığı konuşmasında kamu kurumları, STK’lar gibi toplumun her kesiminden AB üyeliğine katkı sağlayacak projelere mali destek olmak üzere 190 milyon Euro tutarında fon tahsis edildiğine değindi. Bu amaçla oluşturulan yerel STK’lar hibe programı hakkında bilgi verdi.

Konuşmasında ayrıca enerji tasarrufu ile enerji verimliliği arasındaki farka dikkat çekti. Tasarrufun bir noktaya kadar yapılabileceğini ama enerji yönetimi ve buna bağlı sosyal ve ekonomik sonuçların irdelenerek konunun sürekli çalışma hayatının bir parçası olarak gündemde tutulması gerektiğine vurgu yaptı.

Verimlilik Çalışmaları Uzun Süredir Devam Ediyor

Dr. Oğuz Can da konuşmasında, enerji verimliliği konusunda ülkemizin uzun bir yolda olduğunu, çalışmaların uzun zaman önce başlatıldığını ve Milli Prodüktivite Merkezi’nin faaliyetleri kapsamında 90’lı yıllara dayandığını belirtti. Enerji verimliliğinin süreç verimliliğinden farklı değerlendirilemeyeceğini ekleyerek ilgili mevzuatla ilgili bilgiler paylaştı.

Yapılan etüt çalışmaları sonucunda yerel yönetimler de dâhil olmak üzere kamu binalarında %15 oranında verimlilik artışı yapılabileceğinin ortaya çıktığını, 2023 sonuna kadar tamamlanması gereken iyileştirmeler konusunda ölçüm ve hesaplama ölçütlerinin yayınladığını aktardı. Enerji verimliliğine yönelik projelerin 5. Bölge teşvik kapsamında olduğunu da hatırlattı.

Enerji verimliliğinin bilgi kirliliği olan bir sektör olduğunu ve yabancıların tecrübelerinin değerli olduğunu belirterek sektörün yeni olduğunu ve kendilerinin de bu süreçte öğrenmeye devam ettiklerini ekledi. Yılsonunda yayınlanması planlanan yönetmelikle ilgili çalışmaların sürdüğünü ve bu süreçte uzman ülkelerle bilgi paylaşımına değer verdiklerini aktardı.

Daha önce başlamış olan bina etüt çalışmalarının sürdürülmediği ama bunun ciddi anlamda önemi olduğunu; konuyla ilgili birçok proje yürütülmüş olmasına rağmen halen etüt raporlarının tekil bir formata kavuşturulamadığını ve bu sebeple karşılaştırma yapılamadığını belirterek EYODER’i bu konuda çalışma yapmaya çağırdı.

Proje Tanıtımı

Ardından EYODER Genel Sekreteri ve Projenin Koordinatörü Ali Naci Işıklı Dernek ve proje hakkında bilgilendirme yaptı. Paydaş veri tabanı için web sitesi hazırlanacağını, verilerin analizi için İTÜ ile sözleşme imzalandığını belirterek enerji verimliliği tavsiye raporu ve paydaş eşleştirme çalışması gibi proje çıktıları hakkında bilgiler sundu. Yanı sıra proje kapsamında proje yazımı, sunulması, savunulması ve genel iletişim konularında da eğitim aldıklarını aktardı.

İTÜ Enerji Enstitüsünden Ebru Acuner ve Dr. Berker Yurtseven de proje kapsamında yapmış oldukları ve yapacakları faaliyetlerle ilgili bilgilendirme yaptı.

Dünyadan Uygulama Örnekleri

“Enerji Verimliliğinde İyi Uygulamalar ve Yeni Yaklaşımlar (AB)” başlıklı ilk oturumun moderatörlüğünü, İTÜ Enerji Enstitüsünden Prof. Dr. Sermin Onaygil yürüttü.

İlk konuşmacı Javier Martinez Belloto, temsilcisi olduğu İspanyol Anese firması ile ilgili kısa bilgiler paylaştıktan sonra enerji verimliliği direktifleri ve standartlaşma konusunda bir sunum yaptı.

Güncel AB Direktifi olan EU 2918/844’te yer alan “electromobility (e-mobility)” gereklilikleri şöyle:

-          10’dan fazla araç park yeri bulunan ve konut olarak kullanılmayan yeni (veya yüksek oranda yenilenecek) binalarda bulunması gerekenler:

o   Her 10 park alanı için 1 araç şarj ünitesi

o   Park alanının 1/5’i kadar alanda, şarj üniteleri için elektrik hattının çekilmesi

o   Küçük ve orta ölçekli işletmelerin kullanacağı binalarda bu zorunluluk bulunmamaktadır.

-          10’dan fazla araç park yeri bulunan konut olarak kullanılan yeni (veya yüksek oranda yenilenecek) binalarda bulunması gereken:

o   Her park yeri için şarj ünitesi oluşturmak üzere elektrik hattının çekilmesi

Martinez sunumunun devamında enerji verimliliği hedefleri ve bu alanda standartlaştırma stratejilerinden bahsetti. İspanya’da binalardaki etüt çalışması sonucunda, eski binaların yalnızca %4’ünün A, B veya C sertifikasına sahip olabildiğini kaydetti. Artan şehirleşme oranının verimliliği ön plana çıkardığını, otomasyon vb. yeni teknolojilerin ön plana çıktığını vurguladı. İkinci oturumda yer alan sunumunda ise İspanya’da belediyelerin farklı süreçlerdeki (aydınlatma, ısıtma, soğutma vb.) verimlilik çalışmalarıyla ne kadar tasarruf ettikleri ve kazanç sağladıklarını aktardı.

IEECP’den (Hollanda) Dr. Vlasis Oikonomou enerji verimliliği politikaları, zorunlulukları ve alternatif yöntemlere yer verdiği sunumunda ‘zorunluluk olmalı mı yoksa gönüllülük esasıyla gelişme kaydedilebilir mi’ sorusuna yanıt aradı. Hedef belirlemenin, hesaplama ve doğrulamanın önemine vurgu yaptı. Son oturumda yer alan sunumunda ise enerji verimliliği finansmanında saha deneyimlerini aktardı.

Yourenergy’den (Danimarka) Eric Gudjberg ise ISO 50001 uygulamaları ve 2018 değişikliklerini aktardığı sunumunda kalite ve çevre yönetmeliklerinin enerji standartları ile iç içe geçtiğini, iyi uyarlanmış enerji yönetimi sistemi kurulması için kuruluş bazında yapılması gerekenleri özetleyerek buna yönelik kültür oluşturulması gerektiğini vurguladı. Son oturumda ise, enerji verimliliği projeleriyle enerji tasarrufu dışında elde edilen faydalara odaklandığı “Enerji Verimliliğinde Enerji Dışı Faydalar ve Davranış Değişikliği” sunumunu gerçekleştirdi.

Ülkemizdeki Durum

Shura Enerji Dönüşüm Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın, çalışmalarını yeni tamamladıkları ve yayımladıkları “Türkiye’de Enerji Dönüşümünün Finansmanı” hakkında bilgi verirken Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı, Enerji Verimliliği ve Çevre Daire Başkanlığı Uzmanı Dr. Oğuz Kürşat Kabakçı da ülkemizdeki enerji performans sözleşmeleri uygulamaları hakkında sunum yaptı.

Konferansın son konuşmacısı olan Dr. Asuman Sönmez de “Enerji Verimliliği Finansmanında Yeni Yaklaşımlar” başlıklı sunumunda öncelikle ülkemizde üretimin sürekli arttığını, dolayısıyla çevreyi daha çok kirletirken daha az kazandığımızı aktardı. KOBİ’lerin enerji verimliliği bilincinin düşük olmasının yanı sıra bu konuda başvurabilecekleri destek programlarının neredeyse hiç olmadığını vurguladı. Bu alanda banka kredisi kullanmanın da çok zor olduğunu, öte yandan enerji tasarrufu ile enerji verimliliğinin de birbirine karıştırıldığını aktardı. Sürekli artan elektrik fiyatlarının, düşen milli gelirin, borç yükü artan belediyeler ve şirketlerin enerji verimliliği projelerinin önündeki en büyük engeller olarak ortaya çıktığını belirtti. Sunumunun sonunda, enerji verimliliği konusunda KOBİ’lerin kooperatif şeklinde birleşmeleri başta olmak üzere diğer önerilerini sıraladı.